Hayvan Psikolojisi Hakkında Bilgi• Etoloji Nedir?-1

Hayvan psikolojisi günümüzde insan psikolojisi çalışmaları için oldukça önemli bir yere sahiptir. Yalnızca insan psikolojisi ile ilgili çalışmalarda değil, insanlarla birlikte yaşayan çoğunlukla evcilleştirilmiş hayvanların davranışlarının incelenmesi, hastalıklarla ilişkilendirilmesi ve buna yönelik düzenlemeler yapılması da hayvan psikolojisini doğrudan ilgilendirir. Geçmişte pek önemli bir konu gibi görülmese de günümüzde hayatı anlamak için hayvan psikolojisini anlamak şart olmuştur.

hayvan psikolojisi

Hayvan Psikolojisi Nedir?

Hayvanların sergiledikleri davranışları ve buna bağlı fizyolojik tepkileri hayvan psikolojisi bölümü inceler. Günümüzde hayvan psikolojisinin en büyük önemi evrimden kaynaklanır. Aynı aileden gelen canlılar benzer beslenme ve üreme davranışları, yaşam koşullarına bağlı değişkenlik gösteren davranışlar ve buna yol açan etkenler hayvan psikolojisini doğrudan ilgilendirir.

Hayvan psikolojisi ile ilgili yapılan en çarpıcı çalışmalardan biri de alyanaklı şebekler (makaklar) üzerinde amigdalanın inaktive edilmesi ile beyindeki farklı bölümlerin aktivitelerini incelemek mümkün olmuştur. Bu araştırmayla birlikte Parkinson ve epilepsi gibi beynin anormal çalıştığı hastalıkların tedavisinde müthiş bir ilerleme sağlamıştır. (Grayson ve diğerleri, 2016)¹.

Yapılan bilimsel araştırmaların yanında basitçe hayvan psikolojisinden bahsetmemiz gerekirse hayvanların duygu ve düşüncelerini ele alırız. “Hayvanların duyguları var mıdır, hayvanlar düşünebilir mi?” sorularına birçok hayvansever maruz kalmıştır. Birçok araştırmacıya göre hayvanlar düşünebilir ve tıpkı insanlar gibi duygularını ifade edebilirler. Hayvanların düşünmesine kısaca örnek verecek olursak; şempanzelerin basit aletler yapabilme yeteneği, kargaların zor bilmeceleri çözebilmesi, papağanların taklit yeteneği olması ve yunusların kendi görüntülerini aynada tanıması gibi basit örneklerle bu durumu açıklığa kavuşturabiliriz.

Hayvanların Hisleri Var Mıdır?

Bilim insanları hayvanların bir canlıya karşı sevgi duyabileceğini tam olarak ispatlayamamış olsa da bununla ilgili bazı bulgular vardır. Somut olarak bakıldığında memeli canlılar insanlarla benzer duyguları hissedebilecekleri aynı beyin bölgelerine sahiplerdir. Aynı zamanda sosyal hayvanlar grup içinden bir bireyle daha fazla vakit geçirebilir ve bu bireyin ölümüyle birlikte yas tutabilirler. Hayvanların yas tutması sevdikleri bireyin ardından yemeyi bırakma, çiftleşmeyi reddetme ve köşede hiçbir şey yapmadan oturma olarak açıklayabiliriz. İnsanlar ve evcil hayvanların ilişkisinden de biraz bahsetmek isterim.

Birçoğumuz evcil hayvanmızın kendini gerçekten sevdirmek isteyip istemediğini çoğu zaman merak etmişizdir. Bu noktada evcil hayvanımızın beden dilini öğrenmek oldukça önemlidir. Örneğin köpekler göbeğini açtığında birçok insan köpeğin kendini sevdirmek istediğini düşünür. Oysa köpekler bu davranışı yalnız kalmak istediklerini belirtmek için yaparlar. Özellikle ilk defa tanışacağımız hayvanlara kendimizi tanıtmalı, ardından onları sevmek istediğimizi belirten bir işaret vermeliyiz. Eğer canlı size karşılık veriyor ve sevilmek istediğini gösteriyorsa sevmeye devam edebilirsiniz demektir. Hayvanların beden dilini farklı yazılarda daha detaylı anlatacağım.

Hayvan psikolojisi ile insan psikolojisini karşılaştırırken yapılan en büyük yanlışlardan bir tanesi de hayvanlar ve insanların düşünme mekanizmasının aynı çalıştığı yanılgısına düşmektir. Oysa birçok hayvanın düşünme mekanizması birbirinden farklıdır. Hayvanlar çoğu zaman daha basit düşünüp daha basit sonuçlara ulaşırlar. Yetişkin insanlarda ise düşünme mekanizması çok daha karmaşıktır. Bu noktada konunun en doğru şekilde açığa kavuşması için şu örneği verebiliriz, günümüzde çocuk psikolojisi ile yetişkin psikolojisi bile birbirinden oldukça farklıdır. Bireysel farklılıkları bir kenara bıraktığımızda yetişkinlerin düşünme mekanizmaları ile çocukların düşünme mekanizmaları birbirinden çok daha farklı ilerler.

Tavsiye Bağlantı: Sincap Bakımı ve Sincaplarda Görülen 10+ Hastalık

 

Etoloji Nedir?

Etoloji hayvan psikolojisi ile oldukça yakın bir kavramdır. Etolojiyi kısaca hayvan davranış bilimi olarak açıklamak mümkündür. Herhangi bir yapay ortam yaratılmadan, doğal davranışlar üzerine çalışmalar yürüten ve hayvan davranışlarını evrimsel olarak açıklanabilir kılmaya çalışan bilimdir, zoolojinin alt dalları arasında yer alır.

Etoloji özellikle evcil hayvanların anlaşılması ve buna bağlı yaşam alanındaki refahın artırılması, belirli davranış bozukluklarının giderilmesi ve hayvanların eğitilmesinde büyük bir role sahiptir.

Etolojinin ilgilendiği alanlara şu şekilde örnekler vermemiz mümkündür:

  • Hayvanların iletişim kurması,
  • Hayvanlar beslenme, avlanma ve çiftleşme davranışları, avlanma veya yemek bulma konusunda iş birliği yapma,
  • Hayvanların saldırı sırasında, öncesinde ve sonrasında sergiledikleri davranışlar,
  • Hayvanların göç etmesi ve farklı ortamlara olan adaptasyonları,
  • Beyin anatomisine bağlı davranış değişiklikleri,
  • Hayvanlarda öğrenme ve uygulamaya dökme davranışları,
  • Hayvanların kişilikleri ve sosyal davranışları,
  • Hayvanlar çiftleşme ve yavru bakım davranışları…

Etoloji ve Hayvan Psikolojisi Arasında Fark Nedir?

Etoloji nöroetoloji, davranışsal ekoloji, sosyobiyoloji, yaban hayatı biyolojisi, evrimsel psikoloji, karşılaştırmalı psikoloji, nöroanatomi, nörobiyoloji ve zooloji ile doğrudan ilgili bir bilim dalıdır.

Psikoloji ise biyoloji, fizyoloji, zooloji, genetik, sosyoloji, antropoloji ve felsefe ile doğrudan ilişkili bir bilim dalıdır. Buradan da anlaşılacağı üzere iki bilim dalı birbirinden tamamen bağımsız bilim dalları değildir. Bununla birlikte psikoloji ve etolojinin tamamen aynı konu ile ilgilendiğini söylemek de mümkün olmayacaktır.

Hayvan psikolojisi hayvanların birbiriyle kurdukları etkileşimi, çevreye ve buna dahil olarak insana verilen tepkileri açığa kavuşturmak üzerine çalışır. Bununla birlikte hayvan psikolojisi yalnızca bir hayvanın davranışlarını veya bu canlının sosyal grubunu ve sosyal grubundaki yerini araştırır.

Etoloji ise türler arası etkileşimi, doğal yaşam/yaban hayatı koşullarını bilimsel olarak değerlendirmeye alır. Etoloji, evrim ve evrimsel sürecin hayvan davranış ve gelişimine olan etkisi üzerine odaklanır.

Özetlemek gerekirse, etoloji bilimi sosyo-kültürel yapıdaki canlıların genetik gelişimi ile ilgilenirken, psikoloji bu yapı içinde yer alan bir canlının bilişsel ve zihinsel süreçleri üzerine yoğunlaşır. Bu noktada etoloji ve psikoloji bilimi birlikte değerlendirildiğinde daha parlak ve kesin sonuçlar elde edileceği unutulmamalı, psikoloji ve etoloji araştırmaları ihmal edilmemelidir.

 

Kaynaklar: 

David S. Grayson, Eliza Bliss-Moreau, Christopher J. Machado, Jeffrey Bennett, Kelly Shen, Kathleen A. Grant, Damien A. Fair, David G. Amaral,
The Rhesus Monkey Connectome Predicts Disrupted Functional Networks Resulting from Pharmacogenetic Inactivation of the Amygdala,Neuron, Volume 91, Issue 2, 2016,Pages 453-466, ISSN 0896-6273,
https://doi.org/10.1016/j.neuron.2016.06.005.
(https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0896627316302586)

Aman Okumadan Geçme!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.